şak ile biten kelimeler

3 harfli kelimeler

şak

(I) a. Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses.
(Güncel Türkçe Sözlük)

(II) a. esk.
1. Yarma, yarılma.
2. Yarık, çatlak.
Köken: Arapça şa®®
(Güncel Türkçe Sözlük )

Bölük, parça, dilim.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Orta : Alnının şakına vurmuşlar değneği.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1.İri ve güzel aşık.
2.Dik duran aşık.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Parça, bölük.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Dayak: Şak yemiş.
2. Tekme.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

''Şak'' sesi
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Uşak
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Güreş donu kasnağının tam göbek altına gelen bölümü.
(BSTS / Güreş Terimleri Sözlüğü)

hlk. Etelerin tuzlanması işleminde, tuzun etin içerisine geçmesi ve su kaybını kolaylaştırmak için et yüzeyine bıçak ucu ile yapılan kesit.
(BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü)

(I) Düvenin yukarı kalkık olan ön kısmı. (Gücünkaya *Aksaray, Beyağıl *Ulukışla -Niğde)
(BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü1976)

(II) Bir kilimi oluşturan iki parçadan herbiri. (Halkaçayır *Pınarbaşı -Kayseri)
(BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü1976)

4 harfli kelimeler

eşak

Cevizin içindeki yenilmeyen kabuk kısmı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

oşak

Sacayağı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

5 harfli kelimeler
abşak

1. Tembel.
2. Beceriksiz.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Paytak, apışları ayrık.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

bk. apşak.
(Tarama Sözlüğü1963)

apşak

Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yan yan, bacakları aça aça yürüme.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ağır elli, beceriksiz, tembel.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. bk. apışak (I)-
1.
2. bk. apışak (I)-
2.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

İskele sehpası.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ayakları birbirine yakın ve bacakları açık olan.
(Tarama Sözlüğü1963)

bışak

Bıçak
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

cışak

Gelin tacı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

coşak

Bataklık.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Çabuk coşan.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kayalık, taşlık yer.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

çaşak

Bayırlardan akarak yığın haline gelen çakıl.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Çağlayan.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1.bk. çarşak-
1.
2.bk. çarşak-
4.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Dağılmış, eskimiş.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

doşak

Hayvanların ayak bağı, köstek
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

düşak

Hayvanların ayak bağı, köstek
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

eşşak

bk. eşşek
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

faşak

1. Fındık başağı.
2. Fındığın en dış, yeşil kabuğu.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

gaşak

İnek yavrularının analarından ayrılarak konulduğu bölme
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

goşak

Gevşek, iki şey arasındaki boşluk.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

okşak

Benzeyiş.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Cinsiyet: Erkek
1. Benzeyiş.
2. Benzeyen, andıran.
T.
(Kişi Adları Sözlüğü )

orşak

Sacayağı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

şişak

1. Ur, çıban, şiş.
2. Sivri uçlu demir çubuk.
3. Döner kebabı için kullanılan şiş 1-2 yaşında koyun
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

uşşak

a. (uşşa:kı) müz. Türk müziğinde ana makamlardan biri.
Köken: Arapça ¤uşş¥®
(Güncel Türkçe Sözlük )

bk. uşak
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yaşak

Nemli.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Geveze, densiz, yersiz konuşan.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. bk.yañşah, yanşak-
1.
2. Alaycı, taklitçi.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

başak

a.
1. Arpa, buğday, yulaf vb. ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı: Toprak üstünde ne tütün fidanı ne buğday başağı bırakmışlar. -A. Ş. Hisar.
2. hlk. Tarlalarda, bağlarda dökülmüş veya tek tük kalmış olan ürün.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüler: Zavallı ihtiyar kadın, ömrünü başak toplamakla geçirir.
2. Sigara izmariti: Tütün alacak parası yok ki başak toplayıp içiyor.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu. Spika.
Köken: İngilizce spike
(BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998)

(botanik, tarım)
Köken: Osmanlı Türkçesi sünbüle
(BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963)

Köken: Osmanlı Türkçesi başak
(BSTS / Tarım Terimleri 1949)

Mahsûl devşirildikten sonra dal ve sap üzerinde kalmış olan artıklar.
(Tarama Sözlüğü1963)

Demren, okun ucundaki sivri demir.
(Tarama Sözlüğü1963)

a. gök b. Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Cinsiyet: Kız
1. Arpa, buğday, yulaf vb. ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı.
2. Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı.
(Kişi Adları Sözlüğü)

Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Başak takımyıldızı, Başak burcu.
Köken: İngilizce Virgo, Vir (Virginis) Virgin
(BSTS / Gökbilim Terimleri Sözlüğü 1969)

vaşak

a. hay. b. Kedigillerden, kulakları sivri, dişleri ve tırnakları keskin, kürkünden yararlanılan, yırtıcı bir hayvan (Lynx lynx).
Far. viş¥k
(Güncel Türkçe Sözlük )

Etçiller (Carnivora) takımının, kedigiller (Felidae) familyasından, 100 cm kadar boyda, 15 cm kadar uzunlukta kuyruğu olan, kulak uçları püsküllü, tüyleri kül rengi olup üzerinde kara benekler bulunan, kürkü değerli, Avrupa ve Asya'da dağlarda yaşayan bir tür. Karakulak.
Köken: İngilizce European lynx
(BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998)

bk. karakulak.
(BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu1963)

(anlamı karakulak, Lynx lynx) Etçiller (Carnivora) takımının kedigiller (Felidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 100, kuyruğu 15 cm. Kulak uçları püsküllüdür. Tüyleri külrengi olup kara beneklidir. Kürkü beğenilir. Avrupa ve Asyada dağlarda yaşar.
Köken: İngilizce European lynx
(BSTS / Zooloji Terimleri Sözlüğü 1963)

Bir takımyıldızın adı.
Köken: İngilizce Lynx, Lyn(Lyncis)
(BSTS / Gökbilim Terimleri Sözlüğü 1969)

(astronomi)
Köken: Fransızca Lynx
(BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963)

6 harfli kelimeler
aarşak

Ağırşak.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

abuşak

Beceriksiz, başarısız.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

ağaşak

Ağırşak, yün bükeceği, iğin ucuna takılan yarım küre şeklindeki cisim.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kalaycılıkta, kaplarda delik açmak için kullanılan ufak çivi. (*Güdül -Ankara)
(BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü1976)

ağışak

Yün, iplik eğirilen iğin altına takılan yuvarlak ağaç parçası, ağırşak.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Memenin etli, şişkin kısmı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. bk. ağırşah-
1.
2. bk. ağırşak-
3.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

ağrşak

Ağırşak, yün bükeceği, iğin ucuna takılan yarım küre şeklindeki cisim.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

apışak

sf. hlk. Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı.
(Güncel Türkçe Sözlük)

1. Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı.
2. Yan yan, bacakları aça aça yürüme.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ağır elli, beceriksiz, tembel.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Tarla kenarlarına çit yerine konulan çatallı çam ağacı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kağnı tekerinin demirini yerinde tutmak amacıyla tekerin iki yanma çakılan demir. (Afşar, Akbaş *Güdül -Ankara)
(BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü1976)

bk. apşak.
(Tarama Sözlüğü1963)

apuşak

Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

arişak

Ağırşak.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)