av ile biten kelimeler

2 harfli kelimeler

av

a.
1. Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi: Kral hiç tınmadan, rahat rahat avdan döndü. -N. F. Kısakürek.
2. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması.
3. Bu yollarla yakalanan hayvan.
4. mec. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Su.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ağ.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Av
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Avlanma işi, av
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Belirli bir metot ve av aracı kullanılarak elde edilen su ürünü.
Köken: İngilizce fishing
(BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü )

Avcı tarafından avlanan hayvan.
Köken: İngilizce prey
(BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü )

3 harfli kelimeler

bav

a. esk. Şahin, köpek vb. hayvanları avcılığa alıştırma işi.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Ahır.
2. Ahır hayvanı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Çocuk dilinde korkunç hayvan: Bav geliyor.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Bohça.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Düğüm, bağ.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yok (çocuk dilinde).
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Bağ
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Bana
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

cav

Büyük çuval.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Savaş.
2. Düşman.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Balık ağı örmeye yarayan mekik.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yağ.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Hayvanların erkeklik organı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

bk. çav
(Tarama Sözlüğü1965)

(I) a. esk. Ses, ün, haber.
(Güncel Türkçe Sözlük)

(II) a. hlk. At, eşek vb. hayvanların erkeklik organı.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Köken: Fransızca pénis
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Köken: Fransızca Verge
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Hayvanların erkeklik organı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Güneşin buluttan sıyrılmış durumu.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Çan.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ottan örülmüş urgan.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Şöhret.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Yüksek ses.
2. Haber.
3. Şöhret, nam
(Tarama Sözlüğü1965)

İnsan ve at, eşek, sığır gibi hayvanların erkeklik âleti
(Tarama Sözlüğü1965)

bk. çak
(Tarama Sözlüğü)

Cinsiyet: Erkek
1. Ün, şöhret, şan.
2. İz, eser.
3. Güneşin buluttan sıyrılmış durumu.
4. Yüksek ses.
T.
(Kişi Adları Sözlüğü )

dav

a. hay. b. Postu, kaplan postu gibi çizgili bir tür Afrika zebrası (Hippotigris burchelli).
(Güncel Türkçe Sözlük)

Çitlembik ağacı ve meyvesi
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Dağ.
2. Orman, sık ağaçlık yer.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Bedel, mukabil: O bir orduya davdır.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Dağ
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

gav

Tahıl tanelerinin kabuğu, kapçık
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ağaçlarda meydana gelen mantar, kav.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Külle ateş karışımı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Adım: Beş gavda kendimi dışarı zor attım.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kırmızı toprak.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Dedikodu, birini arkasından çekiştirme
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Toprak kap, güveç
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

< ET kav: Çanak çömlek yapılan killi toprak
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Killi toprak
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

< ET kav: kav; çanak-makçömlek yapılan killi toprak; sakız; çakmak fitili; kabuk || gavdan lenger: toprak tencere || gav çeynemek: sakız çiğnemek
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

(I) Eski çakmaklarda fitil yerine kullanılan mantarlaşmış ağaç kökleri. (Erenköy, Aslanlı -Kütahya; *Gümüşhacıköy -Amasya)
(BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü1976)

(II)
1. Tabak. (Bölükbaşı *Selim -Kars)
2. Kaşık. (Bölükbaşı *Selim -Kars)
(BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü1976)

hav

(I) a. Kadife, çuha, yün vb.nin yüzeyindeki ince tüy, ülger: Koltuk kadifesinin havı dökülmüş, kimi yeri öylesine kirlenmiş ki muşambaya dönüşmüş. -O. Rifat.
Köken: Arapça ¬¥v
(Güncel Türkçe Sözlük )

(II) a. Köpeğin çıkardığı ses.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Köken: Fransızca Tomentum
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Köken: Fransızca Duvet
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Yılanların ilkbaharda attıkları ince kabuk, yılan gömleği.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Haber: Hasan havsız gelmiş.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

< Köken: Arapça hâv: tüy; ince tüy; deri. || ilan havi: yılan derisi
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

( < Köken: Arapça hâv) Yüzeydeki incecik, tüyümsü örtü
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

bk. incetüy.
(BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu1963)

Keçenin pişirilmesi sırasında ortaya çıkan değersiz yün parçaları. (*Yalvaç -Isparta)
(BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü1976)

Alm. Filzhaare
(BSTS / Bitkibilim Terimleri 1948)

lav

a. (l ince okunur) jeol. Yanardağların püskürme sırasında yeryüzüne çıkardıkları, dünyanın derinliklerinden gelen kızgın, erimiş maddeler, püskürtü.
Köken: Fransızca lave
(Güncel Türkçe Sözlük )

Yanardağların püskürme sırasında yeryüzüne çıkardıkları, yeryuvarının derinliklerinden gelen kızgın, erimiş özdekler.
Köken: İngilizce lava
(BSTS / Coğrafya Terimleri Sözlüğü 1980)

Yer içinden yeryüzüne sıvı olarak çıkmış olan kayaç maddeleri. (İtalyanca olan bu söz, İtalya'da yanardağdan çıkmış maddelerin akıntısına denir.)
Köken: İngilizce lava
(BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971)

(coğrafya, jeoloji)
Köken: Osmanlı Türkçesi indifaatı-bürkâniye
(BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963)

bk. AIDS virüsleri
(BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü1998)

mav

Boyu eninden uzun olan ahır.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ev bölümleri.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

nav

Tulum-zurnanın düdük kısmı
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

pav

Kadın başörtüsü.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

sav

a. huk.
1. İleri sürülerek savunulan düşünce, iddia, dava: Eleştiricilerimiz nasıl olur da böyle bir savda bulunabilirler? -N. Cumalı.
2. man. Tanıtlanması gereken önerme, tez.
3. esk. Haber, söz.
4. esk. Atasözü.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Köken: Fransızca Type
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

1.Söz, laf, dedikodu.
2.Karşılıklı konuşma, sohbet.
3.Bilgi, haber.
4.Mektup.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Tarla sulandıktan sonra boşa akan su.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Üşütme, nezle.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Berber kayışı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1.Sağlam.
2.Tüm.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Sağ.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Benzer, gibi: Yayla savı yer.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Salgın
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Hastalık, salgın
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kısa sürede gelip geçen salgın hastalıklara verilen ad
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yargılama sırasında, duruşmada iki yanın karşılıklı olarak bildirdikleri sözlü ya da yazılı istemler.
Köken: İngilizce prétention, allegation, assertion
(BSTS / Ceza Yargılama Yöntemi Yasası Terimleri 1972)

(Yun. thesis = koyum, koyma eylemi) :
1. Koyum, konulmuş olan. (Yun. thesei = konulmuş olan: yasalar, kurallar vb. Karşıtı: physei = doğmuş olan, doğadan olan.)
2. Tanıtlanması gereken bilimsel öne sürüm.
3. (Kant'ta) Usun içine düşdüğü -> çatışkılarda (antinomi) birinci öğe. (Karşıtı: ikinci öğe = karşı sav = antithesis.)
4. (Hegel'de) -> Eytişimsel süreçte (sav-thesis, karşı sav-antithesis, bireşim-synthesis) birinci evre.
Köken: İngilizce thesis
(BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü 1975)

iddiâ, müddeâ.
(BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü1966)

1. Verilen belirli varsayımlar altında kanıtlanması önerilen genel vargı. Anlamdaş. kanıtsav, önerme.
2. Kanıtlanmış olan genel vargı. Anlamdaş. kanıtsav, önerme.
Köken: İngilizce theorem
(BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü 1983)

1. Bir önerme ile önesürülen.
2. Bir önerme ile anlamdaş olan önermelerin kümesi.
3. Bir önermenin doğrulayıcı yorumlarının kümesi.
4. Bir önermenin içlemi; önermenin dile getirdiği durum.
Köken: İngilizce proposition
(BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976)

Bir görüş ya da vargıyı ileri süren yargı.
Köken: İngilizce assertion
(BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü 1981)

1. Hikâye, kıssa.
2. Söz, lakırdı.
3. Haber.
(Tarama Sözlüğü1971)

Cinsiyet: Erkek
1. Söz, haber, dedikodu.
2. İleri sürülerek savunulan düşünce.
3. Sağlam.
4. Şöhret, ün.
T.
(Kişi Adları Sözlüğü )

Deniz.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

tav

a.
1. İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu.
2. Hayvanlarda besili olma durumu.
3. mec. En uygun durum ve zaman.
Far. t¥v
(Güncel Türkçe Sözlük )

Köken: Fransızca Consistance
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Şişmanlık.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Har, harlı: Tavlı ateşte pilav pişirilmez.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Orman.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Hız.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Dağ.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Güç, kuvvet.
2. İşin, ürünün olgunlaşma, erginleşme zamanı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Besi durumu.
2. Kıvam
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Tavlama fırınında yapılan bir tavlama işlemi.
Köken: İngilizce anneal
(BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü 1972)

Döğülebilecek duruma gelmiş kızgın demir. (Muratdere *Bozüyük -Bilecik)
(BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü1976)

Kumar ve bahis parası, öç.
(Tarama Sözlüğü1971)

O, ne diyorsun!; hayır olmaz!; işin mi yok!; adam sen de! anlamlarında kullanılan bir ünlem
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Cinsiyet: Erkek
1. Şişman.
2. Harlı.
3. Orman
4. Hız.
5. Boyun eğme.
Far.
(Kişi Adları Sözlüğü )

Köken: Osmanlı Türkçesi Kıvam
(BSTS / Teknik Terimler - Temel Tekniği 1949)

Köken: İngilizce Dispostion
(BSTS / Türe Terimleri )

vav

Vâv!
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yav

Yağ.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Tortu, imbikten çekilen rakının artığı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Bulunmuş, sahipsiz (hayvan için).
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

(< Köken: Arapçayâ+hû) yahu.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yahu.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yahu.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ünlem edatı
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Dikkat ifade eden bir ünlem, bk. yaho, yahu, yâv
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

(< Köken: Arapça yâ+hû) yahu.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yahu.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

kav

(I) a.
1. Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde.
2. hlk. Yılanın deri değiştirirken attığı deri.
(Güncel Türkçe Sözlük)

(II) a. İçki mahzeni.
Köken: Fransızca cave
(Güncel Türkçe Sözlük )

Yılan gömleği.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Gurur.
2. Gururlu.
3. Süslü, kurumlu, çalımlı : Ne kav delikanlı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Tuğla ve çanak yapımında kullanılan kırmızı toprak.
2. Killi toprak.
3. Kil
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Samanlıktan otu çekmek için kullanılan ucu eğri ağaç.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ham, olmamış.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kuruntu.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yeğni.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Eskiden taşlı çakmaklarda kullanılan, kolay yanan, ormanlık yerlerde biten bir çeşit mantar, ağaçmantarı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kavak benzeri ağaçların gövdesinde biten, mantara benzer, kurusu sigara olarak içilebilen, havlı bir tür ağaç uru.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Hav, kumaştaki ince tüy
(Tarama Sözlüğü1969)

Kavlamış yılandan çıkan deri
(Tarama Sözlüğü1969)

Köken: İngilizce Rhytidome
(BSTS / Bitkibilim Terimleri 1948)

4 harfli kelimeler

abav

Şaşma ve korku ünlemi.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

alav

Alev.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Hayret bildirir ünlem: Alav, bu nasıl iş?
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Alev, ateş.
(Tarama Sözlüğü1963)

amav

Korku, dehşet, hayret, üzüntü, sevinç bildirir ünlem.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

anav

Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

arav

1. Yan kirli, sabunlu çamaşır suyu: Bu aravı tenekeye dök.
2. Çökertilen ayrandan geriye kalan su.
3. Yemek artığı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Sebep, yol, uğur: Ben de senin aravına yandım.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

atav

Ölülerin ruhu için
3. ya da
7. günü verilen ölü aşı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

azav

Azı dişi.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

slav

öz. a. Rus, Beyaz Rus, Ukraynalı, Leh, Sırp, Hırvat, Sloven, Bulgar, Slovak ve Çek halklarına dillerindeki yakınlık dolayısıyla verilen ortak ad.
(Güncel Türkçe Sözlük)

5 harfli kelimeler
altav

Cinsiyet: ErkekAltın.
T.
(Kişi Adları Sözlüğü )

barav

Kocakarı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

bedav

Koskoca, çok büyük.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

beyâv

Be yahu
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

bızav

Buzağı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Buzağı
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

İnek yavrusu, buzağı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

bilav

(DLT. bilegü) Bileği
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Bileği taşı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

bitav

Bütün, ayrılmamış, tek parça.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)