em ile başlayan kelimeler

2 harfli kelimeler

em

a. hlk. İlaç, merhem.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Köken: Fransızca Remède
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Köken: Fransızca Médicament
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

İlâç, merhem.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Yetenek.
2. Fayda, hayır.
3. İşe yarayan.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

İyileştirme inancıyla, yatırlardan getirilerek, hastalara dokundurulan ağırlık.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Hem (bk. hem)
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

İlaç.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

hlk. İlaç.
(BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü)

İlâç, deva, çare.
(Tarama Sözlüğü1967)

3 harfli kelimeler

ema

Anne.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

< Köken: Arapça a'mâ: âmâ; kör
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Köken: İngilizce EMA
(BSTS / Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü )

Köken: İngilizce exponential moving average
(BSTS / Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü )

bk. Avrupa Para Anlaşması
(BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü2004)

eme

Ama, fakat.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Hala, babanın kız kardeşi.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Çocukların oyun için kazdıkları ufak çukur.
2. Çocukların oyunda işaretledikleri yer, ebenin yeri, kale.
3. Çocukların çizgi oyunu oynadıkları taş.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yerden çıkarılan patateslerin bıraktıkları küçük çukur.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ama, kör
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Hala
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ama
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Cariye.
(Tarama Sözlüğü1967)

emh

bk. etkin piyasa önsavı
(BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü2004)

emi

bk. Avrupa Para Enstitüsü
(BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü2004)

Amca.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

< Köken: Arapça amm: amca; babanın arkadaşları veya arkadaşı olabilecek yaştaki kimseler. || emmi || hemi
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Emmi, amca
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

emo

Amca.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

ems

bk. Avrupa Para Sistemi
(BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü2004)

En muhtemel sayı.
Köken: İngilizce most probable number
(BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü )

emu

bk.
1. Avrupa İktisadi ve Parasal Birliği
2. iktisadi ve parasal birlik
(BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü2004)

Hala
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

4 harfli kelimeler

eman

a. Radyoaktif cisimlerde ölçü birimi.
Köken: Fransızca éman
(Güncel Türkçe Sözlük )

emay

a. Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila.
Köken: Fransızca émail
(Güncel Türkçe Sözlük )

embe

Ama, fakat.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

emce

Amca.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

< Köken: Arapça 'amm + T+ce: Amca, emmi
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

İlâç, merhem.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

emci

Köken: Fransızca Apothicaire
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Köken: Fransızca pharmacien
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

1. Eczacı.
2. Doktor, operatör, ebe.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

2. Em yapan.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Doktor, operatör, ebe.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

hlk. İlaç uygulayan kişi.
(BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü)

emel

a. Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek: Bu emele vasıl olmak için bütün gayretimi sarf edeceğim, elimden geleni yapacağım. -E. İ. Benice.
Köken: Arapça emel
(Güncel Türkçe Sözlük )

Kutsal inanca göre kişinin işlediği sevap ve günahın toplamı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Barsak bozulması.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Çocukların oyun için açtıkları çukur.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

< Köken: Arapça amel: İş; ishal
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

< Köken: Arapça amel: amel; bir kimsenin dünyadaki hâl ve hareketi; ishal; sürgün
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

< Köken: Arapça emel: emel; istek; dilek; amaç
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Cinsiyet: KızGerçekleştirilmesi zamana bağlı istek.
Köken: Arapça
(Kişi Adları Sözlüğü )

emen

a. hlk. Bağ çubuğu, ağaç veya sebze dikmek için açılan çukur.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Çocukların oyunda işaretledikleri yer, ebenin yeri, kale.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Çukur, bağ çubuğu, ağaç ya da sebze dikmek için açılan çukur.
2. Hodak oyununda kemiği sokma ya yarayan küçük çukur, kale.
3. Çocukların oyun oynarken kazdıkları çukur.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yeni yetişen bağ.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Saklambaç oyunu.
2. Bir çukura fındık atıp içine düşürmece oyunu.
3.bk. eme (II)-
2.
4. Çocukların oyunda hedef olarak diktikleri taş.
5. Bir çeşit taş oyunu.
6. Çocukların oyunda kullandıkları düz taş ya da kiremit parçası.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Dişbudak ağacı.
2. Meşe ağacı.
3. Palamut meyvesi, pelit.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Sığışıp oturacak kadar yer.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kumar oynanırken tarafların önceden ortaya koydukları ya da bir kimseye teslim ettikleri para.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Emici.
Köken: İngilizce absorbent
(BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü )

emer

Memeden kesilmemiş çocuk.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

bk. emerce.
(Tarama Sözlüğü1967)

emet

öz. a. Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Cinsiyet: ErkekSon, sonuç.
Köken: Arapça
(Kişi Adları Sözlüğü )

emge

Eza, zahmet.
(Tarama Sözlüğü1967)

emim

Köken: Fransızca Succion
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Konuşmada bir kelime unutulduğu zaman efendime söyleyeyim anlamında kullanılır.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

emin

sf.
1. Güvenli: Bebesini emin ellere mi bırakmıştı acaba? -A. Kulin.
2. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz: Dağlar hiçbir zaman emin değildir. -Y. K. Karaosmanoğlu.
3. Şüphesi olmayan: Pek büyük bir serveti olduğundan emin idiler. -H. Z. Uşaklıgil.
4. a. tar. Osmanlı Devleti'nde bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişi: Şehremini.
Köken: Arapça em³n
(Güncel Türkçe Sözlük )

< Köken: Arapça emîn: emin. || emiyn
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Amin
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Cinsiyet: Erkek
1. İnanılır, güvenilir.
2. Sakıncasız, tehlikesiz.
3. Kuşkusu olmayan.
Köken: Arapça
(Kişi Adları Sözlüğü )

emiş

a. Emme işi: Çatlaklar sanki yerin dibine kadar iniyordu. Toprağın suyu öyle bir emişi vardı. -T. Buğra.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Süt kardeş
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

emit

Ağaç budağı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

êmiz

Evimiz
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

emli

Köken: Fransızca Médicamenteux, euse
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Uygun, yerinde, yaraşık.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

emme

a.
1. Emmek işi.
2. Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş.
3. Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi.
4. fiz. Soğurma.
5. tek. Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Köken: Fransızca Exsuccion, exsuction
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Köken: Fransızca Succion
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Meme.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ama, fakat.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Dayı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kötü.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Âmâ, kör.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ama, oysa.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ama
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Amma, bk. emmi -2
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

< Köken: Arapça âmme: amme. || emme suparasi: amme cüzü
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

< Köken: Arapça a' mâ: Görmez, kör
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

(Köken: Arapça ama) Ama
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Canlı hücre ya da doku tarafından sıvının emilmesi. Sindirilmiş besinlerin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere, sindirim kanalının epitel hücreleri tarafından emilmesi. Absorpsiyon.
Köken: İngilizce absorption
(BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998)

Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş.
Köken: İngilizce siphonage, vacuum
(BSTS / Döşem Terimleri Sözlüğü 1969)

Kısm( vakum oluşturarak sıvıların hareketini sağlama eylemi.
Köken: İngilizce suction
(BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü (II) 2007)

(botanik)
Köken: Osmanlı Türkçesi mas
(BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963)

Motora yeni karışım ya da hava alınması işlemi ve bu işlemin yapıldığı çevrim evresi.
Köken: İngilizce admission, in take
(BSTS / Otomobilcilik ve Motor Bilgisi Terimleri 1980)

Sinema Görüntünün renklerine göre hazırlanmış kalıpların, üzerlerindeki kabartmanın derinliğiyle orantılı olarak boyaları emmesine, emilmiş boyanın, kalıplardan çıplak filme aktarılmasına dayanan renkli film basımında, özellikle Technicolor'da uygulanan bir işlem.
Köken: İngilizce imbition (printing)
(BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981)

1. bk. soğurma.
2. işleyim: a. Yeryağına ilişkin işlemlerde, bir akışkanın çekilişi; bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi. b. Dökülen küçük parça ya da artıkların kimi aygıtlarla alınması işlemi.
3. mekanik: Arı ya da asıl durumundaki katı özdeklerle yüklü olan bir akışkanı, toz durumundaki özdekleri özel aygıtlarla çekme işlemi.
4. otomobil: Dört zamanlı patlamalı motorlarda birinci zamana verilen ad.
5. döşem: Borulardan akan sıvının oluşturduğu çekiş.
Köken: İngilizce 1- absorption, 2- aspiration
(BSTS / Uygulayım Terimleri Sözlüğü 1980)

(karşılık: absorpsiyon), (Lat. absorbere = emmek): Canlı göze ya da doku tarafından sıvı emilmesi; sindirilmiş besinin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere sindirim kanalının epitel gözelerinden ve mukoza zarından geçmesi.
Köken: İngilizce absorption
(BSTS / Zooloji Terimleri Sözlüğü 1963)

emmi

a. hlk. Amca: Bir kız bana emmi, dedi, neyleyim. -Karacaoğlan.
Köken: Arapça ¤amm
(Güncel Türkçe Sözlük )

Amca.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Amca,
2. Amma, fakat
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

emoş

Cinsiyet: Kızbk. Emine
T.
(Kişi Adları Sözlüğü )

emr+

< Köken: Arapça emr: emir. || emr
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

emre

Kardeş.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Âşık, müptelâ.
(Tarama Sözlüğü1967)

Cinsiyet: Erkek
1. Âşık, tutkun.
2. Halk şairi.
3. Kardeş.
4. Arkadaş
T.
(Kişi Adları Sözlüğü )

emri

bk. ebru
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Söyleyiş: (emri:) Cinsiyet: ErkekEmirle ilgili.
Köken: Arapça
(Kişi Adları Sözlüğü )