süz ile biten kelimeler

4 harfli kelimeler

isüz

bk. isiz.
(Tarama Sözlüğü1967)

ösüz

Öksüz.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Küçük gaz lambası, idare lambası.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

üsüz

Öksüz
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

5 harfli kelimeler
emsüz

Beceriksiz
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

gösüz

Mısır ekmeği.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

issüz

bk. isiz.
(Tarama Sözlüğü1967)

öksüz

sf.
1. Anası veya hem anası hem babası ölmüş olan (çocuk): Anasız kız, han soyu olsa öksüzdür gene / Kapandım bak, senin de ölmeden cenazene -F. N. Çamlıbel.
2. mec. Kimsesiz: Duvarda bir posta kutusu var / Belki aşk mektupları bekliyor / İçimdeki öksüz daha mı küçüldü / Emekliyor -H. F. Ozansoy.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Anlayışsız.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ahşap yapılarda yatay ve dikey ağaçlar arasına destek olarak çakılan ağaç parçası.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Balığın sık av verdiği zamanlarda 1-5 köstekli bir bedenin bir ucu seğirtmeye diğer ucu ise el oltası fırdöndüsüne takılan bir çeşit seğirtme oltası.
Köken: İngilizce vertical longline
(BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü )

ölsüz

Öksüz.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

öysüz

Küçük gaz lambası, idare lambası.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

üzsüz

1. Yağsız peynir.
2. Yoğurt.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yüzsüz, utanmaz: Şu adam çok üzsüzdür.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

6 harfli kelimeler
çöpsüz

sf. Çöpü olmayan.
(Güncel Türkçe Sözlük)

densüz

Densiz, kibirli, iyilik bilmez
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

< den+siz: Lüzumsuzluk yapan, konuşan (Erzincan Merkez)
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

geñsüz

bk. geñsiz.
(Tarama Sözlüğü1967)

golsüz

sf. Golü olmayan.
(Güncel Türkçe Sözlük)

göksüz

Köstebek: Göksüzler bizim yoncaları batırmış.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Köstebek, gözsüz tarla faresi
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

görsüz

Görünmeyen.
(Tarama Sözlüğü1967)

gössüz

< T. göz+süz: Köstebek (Erzincan Merkez)
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

gözsüz

sf.
1. Gözü olmayan: Gözsüz masa.
2. Görme engelli.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Köstebek.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Utanmaz, arlanmaz (kimse).
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kör.
(Tarama Sözlüğü1967)

güçsüz

sf. Gücü olmayan, âciz.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Köken: Fransızca Débile
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Kendisini yönetmede beceriksiz olan kişi.
Köken: İngilizce incapable, powerless, feeble
(BSTS / Ceza Yargılama Yöntemi Yasası Terimleri 1972)

günsüz

sf. tıp Erkendoğan.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Zamanından önce doğan yavru.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Henüz tutuklanmamış suçlu.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Zamanından önce doğan insan.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

köksüz

sf.
1. Kökü olmayan.
2. mec. Temeli, dayanağı veya aslı olmayan: Açık seçik bilgilere dayanmayan bir memleket sevgisinin ne kadar köksüz, ne kadar verimsiz olduğunu acı acı düşündüm. -B. R. Eyuboğlu.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Köken: Fransızca Arrhize
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

küpsüz

sf. Küpü olmayan.
(Güncel Türkçe Sözlük)

semsüz

Düşüncesiz.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

sözsüz

sf.
1. Konuşmadan yapılan: Bu konuda sözlü bir mutabakat yoktu aralarında, sözsüz bir uzlaşmaydı yalnızca. -Ü. Dökmen.
2. müz. Sözleri olmaksızın çalınan (müzik), çalgısal, enstrümantal.
(Güncel Türkçe Sözlük)

sürsüz

İnsanlık yanı olmayan, duygusuz.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

sütsüz

sf.
1. İçinde süt bulunmayan, süt katılmadan yapılan: Sütsüz irmik helvası.
2. Az süt veren: İşe yaramaz, cansız bir merkebimiz vardı. Sütsüz ve kavruk bir de dişi devemiz. -N. F. Kısakürek.
3. Körpe olmayan, kart: Sütsüz mısır.
4. mec. Kötü soydan gelen, sütü bozuk (kimse): Fakat karıncayı incitmekten korkan, rikkatli, merhametli bir kadın için böyle sütsüz mahluklarla uğraşmak ne zor! -H. Taner.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Köken: Fransızca Agalactie
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

1.Sözüne güvenilmez, değersiz kimse.
2.Soysuz.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

tüpsüz

Asılsız.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

tüysüz

sf.
1. Tüyü olmayan: Tüysüz kollarında bir adale hareketi görülüyordu. -S. F. Abasıyanık.
2. Henüz bıyığı, sakalı çıkmamış.
3. mec. Acemi.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Köken: Fransızca imberbe
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Köken: Fransızca Glabre
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Palamutbalığı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Sakalsız.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

ürüsüz

Ürün vermeyen.
(Tarama Sözlüğü1972)

üstsüz

sf.
1. Belden üst kısmında giysi olmayan.
2. Üstü olmayan.
(Güncel Türkçe Sözlük)