yör ile başlayan kelimeler

4 harfli kelimeler

yörü

Tekerlek çevresi, ispit.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yürü
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

5 harfli kelimeler
yörân

İyi yürüyen, eğitilmiş hayvan.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörek

Çevre.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Çocuğun, beşikten düşmemesi için, yorganın üstünden beşiğe bağlanan bez bağ.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Unu değirmenin önüne akıtabilmek için alt taşın kıyısına doldurulan un.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Hayvanın alışkın olduğu yer.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Çocuğun beşikten düşmemesi için yorganın üstünden beşiğe bağlanan bez bağ.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Çocuğun beşiğe sarıldığı genişçe kumaş
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Çevresi açık alan
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Bebeğin düşmesini önlemek için beşiğin etrafına sarılan özel kuşak. (Beyceli *Fatsa -Ordu)
(BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü1976)

yören

Çok iyi yürüyen, eşkinli hayvan.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörep

1. Yokuş.
2. Patika.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

İş yapmaktan kaçan, güçlük çıkaran.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Yokuş, dik yol.
2. Yokuşta dikliğin azalması için verevine açılan yol.
3. Verev.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Bayır, az eğimli yer
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörez

Ters, aksi: Ahmet çok yörezdir.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörme

Sofa.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yöruk

Göçebe
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Göçebe.
2. Dağlı, kaba kişi.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. bk. yüğrük (I)-
1.
2. Çok yürüyen.
3. bk. yüğrük (I)-
2.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Arabada, dingilin tekerlek kütük deliğine giren uçları.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yumuşak toprak.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Güçlü, çevik, çalışkan, eline ayağına çabuk
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yürekli
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

öz. a. (yörüğü) Hayvancılıkla geçinen, genellikle Toroslarda yaşayan göçebe Türk oymağı, Türkmen.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Cinsiyet: Erkek
1. Göçebe.
2. Çabuk yürüyen, hızlı.
T.
(Kişi Adları Sözlüğü )

6 harfli kelimeler
yördüm

Bir yaşındaki davar.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yöreci

1. Değirmenci.
2. Değirmende çalışan işçi.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yöreme

Kağnı tekerinin ağaç bölümleri
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Parmakta çıkan dolama.
2. Kanser.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kolan ipi olarak da kullanılan, kaba, kalın ip.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Örtü.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Hafif bayır
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kağnı tekerleğini oluşturan tahta parçaları. (Akçaşar *Yalvaç, Köke *Gelendost -Isparta; Yenikent *Aksaray -Niğde)
(BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü1976)

yöreyh

< ET yörgek: beşik bağı; çocuğun düşmemesi için beşiğin üzerinden ve altından geçirilen kuşak
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörgen

Eşkini fazla.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörpek

Bebek yatağı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörüme

Yaya
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörüyh

Yörük; bk. ayrıca yürüyh
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

7 harfli kelimeler
yöreğen

İyi yürüyen, eğitilmiş hayvan
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yöreler

Her taraf.
(Tarama Sözlüğü1972)

yörelik

Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan salt un
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

1. Değirmen taşının çevresinde, iri unun biriktiği yer.
2. bk.yöre (III)-
1.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yöremeç

Kenevirden bükülmüş ince sicim, urgan.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yöresel

sf.
1. Belli bir yöre ile ilgili, yerel, mahallî, mevzii, lokal.
2. Belli bir yöreye özgü.
(Güncel Türkçe Sözlük)

yörimek

Yürümek
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörüdüm

Damızlık davar, sığır.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Eşeklerde, şişliklerle beliren bir hastalık.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörüğen

Güçlü, çevik, çalışkan, eline ayağına çabuk
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörümek

Yürümek.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörünge

a. gök b.
1. Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol, mahrek.
2. mat. Hareketli bir noktanın izlediği veya çizdiği yol, mahrek.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Bir gezegenin bağlı olduğu dizgenin özeği olan yıldız çevresindeki devinimi sırasında izlediği yol. bk. tutulum çemberi.
Köken: İngilizce orbit "of heavenly body"
(BSTS / Coğrafya Terimleri Sözlüğü 1980)

Devinen bir nesnenin izlediği yol ya da çizgi.
Köken: İngilizce path, trajectory
(BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü 1983)

Bir gökcisminin devinmesi boyunca çizdiği yol.
Köken: İngilizce orbit
(BSTS / Gökbilim Terimleri Sözlüğü 1969)

Bohr Kuramına göre atom çekirdeği çevresinde elektronların yer alabileceği erke düzeyleri ya da erke kabuklarına verilen ad.
Köken: İngilizce orbit
(BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü 1981)

Bohr kuramına göre atom çekirdeği çevresinde elektronların yer alabileceği enerji düzeylerine ya da kabuklarına verilen ad.
Köken: İngilizce orbit
(BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü (II) 2007)

E kümesi üzerine işleyen G öbeği ile (…) öğesi için, (…)altkümesi
Köken: İngilizce orbit
(BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü 1983)

bk. yolak.
(BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu1963)

TV. İletişim uydularının dünya çevresini dolanırken izledikleri yol.
Köken: İngilizce orbit, satellite orbit
(BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981)

1. genel uygulayım: Yürüyen bir noktanın izlediği, çizdiği yol.
2. fizik: Bir öğeciğin çekirdeği çevresinde dolanan eksiciklerin çizdikleri vol.
3. gökbilim, coğrafya: Bir gökcisminin devinim sonucunda çizdiği yol.
Köken: İngilizce trajectory; 2,3- orbit
(BSTS / Uygulayım Terimleri Sözlüğü 1980)

yörüyüş

Köken: Fransızca Allure
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Köken: Fransızca Marche
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Yürüyüş
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

8 harfli kelimeler
yördemli

Becerikli, eli uz, yoluyla yordamıyla iş yapan.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörebezi

Çocuğun, beşikten düşmemesi için, yorganın üstünden beşiğe bağlanan bez bağ.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

yörekent

a. (yöre'kent) Genellikle oturma alanı niteliğinde olan, şehir merkezinden uzakta veya sınırlarına yakın yerlerde bulunan şehir yöresi, banliyö.
(Güncel Türkçe Sözlük)

Büyük kentlerin yakın çevresine dağılmış, kent özeğine düzenli ve çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, kimi işleyimlerin kurulmuş olduğu ya da daha çok evlerin toplandığı yerleşmelere verilen ad.
Köken: İngilizce outer suburbs
(BSTS / Coğrafya Terimleri Sözlüğü 1980)

Genellikle oturma alanı niteliğinde olan, kentin özeğinden uzakta ya da sınırlarına yakın yerlerde bulunan kent bölümü.
Köken: İngilizce suburb
(BSTS / Kentbilim Terimleri Sözlüğü 1980)