Can sıkıcı ne demek, nedir ?

Üzüntü yaratan, üzücü

Can sıkıcı ingilizce ne demek

adj. boring, annoying, bothersome, soul destroying, displeasing, painful, aggravating, chippy, disagreeable, embarrassing, provoking, soulless, sullen, tedious, unexciting, vexatious, worrisome, worrying

Can sıkıcı cümle içinde kullanımı

Kendisini can sıkıcı bir yabancı yerine koyan tavırlarını hiç çekemiyor.
- H. Edip Adıvar

Atipik fasiyal ağrı
Ağrı anatomik sahalarda belirmez; değişken, atipik, can sıkıcı ve zonklayıcıdır. Analjeziklere cevap vermez. Bu gibi ağrıların «depressif ...

Peugeot 103
Ancak iki zamanlı motorun her yakıt alışta uygun benzin yağ oranını tutturabilmek can sıkıcı ve zordur. |! TEKNİK ÖZELLİKLERİ | ...

Vampir kız kardeşler özet
Fakat ne yazık ki bu uçuş, can sıkıcı olaylara yol açan kötü bir inişle son bulur. Üstelik tüm bunlar yetmezmiş gibi ikizler şimdi de ...

Hercule Poirot
Christie onu 1930'da 'çekilmez biri' olarak tanımladı ve 1960'daysa onu 'nefret uyandıran, gösterişli, can sıkıcı ve ben merkezcil' olarak ...

Jacques Tati
Ancak, neyi göreceklerinin söylenmesine alışmış olan seyirci, Playtime'daki özgürlüğü can sıkıcı buldu. Film (çeşitli versiyonlarda ...

, ,