Diş ne demek, nedir ?

1. Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyazımsı organlardan her biri; omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar.
2. Çark, testere, tarak gibi çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri; kimi dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak ya da sivri bölüm.
3. (sarmısak, karanfil gibi dişe benzetilen şeyler için) tane; çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyazımsı organlardan her biri

Diş sözlük anlamı nedir

a.
1. Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı: Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar. -A. Haşim.
2. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
3. Görülen, içte bulunmayan yüzey: Bardağın dışı kirli.
4. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları.
5. Bireyin ötesinde bir varlığı olan: Dış dünya.
6. sf. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan: Bayram vali konağının dış kapısında, ellerini yine önünde kavuşturmuş taş gibi dimdik duruyordu. -A. Kulin.
7. sf. Yabancı ülkelerle ilgili: Dış siyaset. Dış ilişkiler.
8. sin. ve TV Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim.
9. sp. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut.
(Güncel Türkçe Sözlük)


Köken: Fransızca Externe
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Kağnıda mazının iki yanında olup mazının bunların arasında dövdüğü kazıklar
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Diş; kağnıda yastıklara çakılı ikişer kazık olup sabunlanmış mazı bunların arasında döner
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)


Köken: İngilizce external
(BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu )

bk. dışlam.
(BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü1983)

(matematik)
Köken: Osmanlı Türkçesi haricî, hariç
(BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963)

(biyoloji)
Köken: Osmanlı Türkçesi vahşî, haricî
(BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963)

Sinema/TV.
1. Açık havada geçen görünçlüklerin yer aldığı çekim; bu anlamda, kapalı bir yerde çevrilse bile, görüntüleri açık havayı, işlik dışını gösteren çekim için de kullanılır.
2. Açık havada çevrilmiş çekim. İç'in karşıtı.
Köken: İngilizce exterior (shot)
(BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981)

anat. Engel, olumsuzluk.
Köken: İngilizce dys
(BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü )

bk. disk işletim sistemi
(BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu)

a.
1. Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri.
2. Çark, testere, tarak vb. çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri: Çarkın dişleri tebessüm eder gibi tatlı bir ses çıkardı. -S. F. Abasıyanık.
3. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane: Bir diş sarımsak, iki diş karanfil.
4. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm.
5. hay. b. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar.
(Güncel Türkçe Sözlük)


Köken: Fransızca Dent
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Rüya, düş.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)


1. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler.
2. Kaya, kayalık.
3. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

< ET taş: dış
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Dış, hariç
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)


1. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı.
2. Dişli birleştirmelerin temel elemanı.
Köken: Osmanlı Türkçesi diş
(BSTS / Ağaçişleri Terimleri Sözlüğü 1968)

Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar.
Köken: İngilizce tooth
(BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998)

Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri.
Köken: İngilizce dent
(BSTS / Coğrafya Terimleri Sözlüğü 1980)

(biyoloji, zooloji)
Köken: Osmanlı Türkçesi sin
(BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963)

Sinema Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri.
Köken: İngilizce tooth, sprocket tooth
(BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981)

anat. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens.
Köken: İngilizce dens
(BSTS / Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü )

(I)
1. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi *Çankaya -Ankara)
2. Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (-Amasya; İspir -Erzurum.)
3. Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli *Bozüyük -Bilecik)
(BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü1976)

(II) Vida ve somunların üzerindeki set. (*Senirkent -Isparta)
(BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü1976)

Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.
Köken: İngilizce tooth
(BSTS / Zooloji Terimleri Sözlüğü 1963)

Diş ingilizce ne demek

[Dis-] adj. dental, odontic
n. tooth, cog, jag, clove, knurl, notch
pref. dent

Diş cümle içinde kullanımı

Çarkın dişleri tebessüm eder gibi tatlı bir ses çıkardı.
- Sait Faik Abasıyanık

, , , lerin isimleri, ağız ve sağlığı hakkında bilgi, ağız ve sağlığı randevu, ağız ve sağlığı nedir, ağız ve sağlığı bölümü, ataşehir ağız ve sağlığı, hastanesi devlet, hastanesi randevu, lerin isimleri, hekimliği taban puanları 2014, hekimliği hakkında bilgi, nedir, hekimliği başarı sırası, sağlığı, hastanesi