Fırsatçılık ingilizcesi

n. opportunism, timeserving

peki Fırsatçılık ne demek ?


fırsat ingilizcesi

n. opportunity, chance, occasion, opening, break, facility, show, turn
Köken: Arapça

fırsat beklemek ingilizcesi

v. wait one's oppurtunity

fırsat bulmak ingilizcesi

v. seize an opportunity, take an opportunity

fırsat düşkünü ingilizcesi

opportunist

fırsat kollamak ingilizcesi

v. bide one's time, wait for an opportunity, prowl, skulk

fırsat vermek ingilizcesi

play into smb.'s hands, put smb. in the way

fırsatçı ingilizcesi

adj. temporizing, timeserving
n. opportunist, temporizer, profiteer, timeserver, pusher

fırsatı ganimet bilmek ingilizcesi

v. seize the opportunity

fırsatı kaçırmamak ingilizcesi

v. seize the opportunity

fırsattan istifade etmek ingilizcesi

v. snatch