Kırma ne demek, nedir ?

1. Kırmak eylemi; basılı kağıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi.
2. Kumaşı katlayarak yapılan giysi süsü, pili; ortasından kırılarak doldurulan (çifte ya da tüfek).
3. Kırılmış ya da dövülmüş tahıl; açılıp kapanabilen

Kırma sözlük anlamı nedir

a.
1. Kırmak işi.
2. Pili.
3. Kırılmış veya dövülmüş tahıl: Buğday kırması.
4. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi.
5. Ot bitmeyen bayır: Yeşerir bayırlar, çöller kırmalar / Nakışların bugün dört yanın dağlar. -Âşık Ali İzzet.
6. sf. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek): Mustafa, kırma tüfeğe bir kurşun sürdü. -Y. Kemal.
7. sf. biy. Melez: Arap kırması bir at.
8. sf. mec. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan.
(Güncel Türkçe Sözlük)


Köken: Fransızca Rupture
(BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu )

Ormandan açılmış tarla.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)


1. Bir çeşit av tüfeği.
2. Tabanca.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Hayvanlara yedirilen, değirmende ufaltılmış, ezilmiş her çeşit tahıl : Bugün hayvanlara arpa kırması aldım.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Kanı karışık, melez.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Küçük bakır sahan.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Küçük dere.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Pili : Kaftanımı kırmalı yap.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)


1. Ot bitmeyen bayır yer.
2. Engebeli toprak.
3. Dağ ve tepelerdeki kuytu yerler : Davar kırmalarda otluyor.
4. Birbirine paralel, küçük sel yarıntıları.
5. Dağlardan akan sellerin yaptığı derin yarıkların arasında kalan tarak dişi biçimindeki çıkıntılar.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

İri yarı.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yapı atkısı, yeni yapılan evlerin üzerine atılan ağaç.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)


1. Kesildikten sonra yeni yetişen orman.
2.bk. kırık (III).
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Omurların yerinden oynamasından olan sancı : Beli kırma olmuş, çektirmiye gitti.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Peşkir, havlu, peçete : Kırmayı getir, ellerimi sileyim.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Koyun ve keçinin derisinin kılla karışık olması durumu.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)


1. Pekmezle yarmadan yapılan tatlı.
2. Köfter, üzüm sucuğu.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Bir çeşit av tüfeği.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)


1. Hayvanlara verilen arpa ezmesi.
2. Un kepeği.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Yollara döşemekte kullanılan gelişigüzel kırılmış taş.
(Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü)

Ailesi birbirinden ayrı ırklardan gelen ve her iki ırkın özelliklerini taşıyan kimse.
Köken: İngilizce half-blood
(BSTS / Budunbilim Terimleri Sözlüğü 1973)

Bir özdeğin, doğrusal birleşimle yeniden oluşturulan yönrüngemsilerinden her biri.
Köken: İngilizce hybride
(BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü 1981)

Maden cevherini küçük parçalara kırma.
Köken: İngilizce knap
(BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü (II) 2007)


Köken: İngilizce crushing
(BSTS / Madencilik Terimleri Kılavuzu 1979)

Püskürtmeli temizleme süreçlerinde aşındırıcı olarak kullanılan ve dökme demir ya da çelikten kırılmış, köşeli küçük parça.
Köken: İngilizce grit
(BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü 1972)

Melez.
Köken: İngilizce hybrid
(BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü )

Kırma ingilizce ne demek

adj. half-breed, underbred, mongrel, crossbred, unblooded, hybrid
n. breaking, pleat, break, breakage, fracture, hybrid, injury, laceration, mestizo

Kırma cümle içinde kullanımı

Buğday kırması.

, , , böreği, silah, köpek, tatlısı, saç, kaymaklı börek, ne demek, börek muhacir böreği, , silah, zinciri 2017, ne demek, zinciri takvimi pdf